Menu
Haziran 2022
Pzt
Sal
Çrş
Prş
Cum
Cts
Paz
 
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
Etkinlikler
TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Zirvesi 2021 / TUYID Investor Relations Summit 2021

TÜYİD - Yatırımcı İlişkileri Zirvesi 10 Aralık 2021 tarihinde gerçekleşti.
TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Zirvesi; ABD, Güney Afrika Cumhuriyeti, İsviçre ve Türkiye'den kamu ve özel sektörde görev alan üst düzey profesyonellerin katılımıyla TÜYİD ev sahipliğinde online olarak gerçekleşti.


Zirve videosunu izlemek için görsele tıklayınız.

Açılış Konuşmaları
Zirve, TÜYİD Yönetim Kurulu Başkanı Aslı SELÇUK, Borsa İstanbul Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Korkmaz ERGUN ve Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Ali Fuat TAŞKESENLİOĞLU'nun yer aldığı açılış konuşmalarıyla başladı.

TÜYİD Başkanı Aslı SELÇUK


Aslı SELÇUK'un açılış konuşmasını izlemek için görsele tıklayınız.

Zirve, TÜYİD Yönetim Kurulu Başkanı Aslı SELÇUK'un açılış konuşması ile başladı. Sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “TÜYİD olarak 70 üyemizle Borsa İstanbul piyasa değerinin %70'ini temsil ediyoruz. Kapsama alanımız ise bunun çok ötesinde.. Üyemiz olsun olmasın KAP'ta bilgisi bulunan tüm şirketler dağıtım listemizde bulunuyor. Sosyal medyada 5 bine yakın takipçimiz var. Yayınlarımızı 3.300 kişiye dağıtıyor, geçmişe dönük olarak da hem internet sitemizden hem de youtube kanalımızdan erişim sağlıyoruz. Sitemizde 2011 yılına kadar uzanan yayın arşivimizi ve birikimimizi tüm sektörümüzün hizmetine sunmaktan dolayı son derece gururluyuz. Kuruluşumuzdan bu yana 136 eğitimde 4500 üye ve paydaşımızı ağırladık, zirvelerimize ise 4 bin kişilik katılım gerçekleşti. Yeni nesil yatırımcı ilişkileri uzmanlarını yetiştirmek ve onların bakış açısından faydalanmak için de kolları sıvadık. 6 dönemde, 28 mentor ve 62 mentee katılımı ile gerçekleştirdiğimiz programdan sonra bu sene Genç Tüyid'i devreye aldık. Çalışmalarımız kapsamında üyelerimizin yanı sıra çok geniş bir ekosistemle de etkileşim içindeyiz. Düzenleyici kuruluşlar, tüm Borsa şirketleri, halka açık olmayan şirketler, sermaye piyasasında faaliyet gösteren yurt içi ve yurt dışındaki Sivil Toplum Kuruluşları, hukuk büroları, uluslararası finans kurumları, faaliyet raporu ve iletişim ajansları, bağımsız denetim firmaları, sürdürülebilirlik danışmanları, akademisyenler ve öğrenciler bizim diğer paydaşlarımız. Tüm gayretimiz ülkemizde yatırımcı ilişkileri mesleğinin büyük küçük tüm şirketlerde hakkıyla yapılması için.”

Borsa İstanbul Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Korkmaz ERGUN


Korkmaz ERGUN'un açılış konuşmasını izlemek için görsele tıklayınız.

Zirve'nin Açılış Konuşmacılarından olan Borsa İstanbul Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Korkmaz ERGUN, bu yıl içerisinde kırılan endeks rekorlarından bahsederken Yatırımcı İlişkilerinin önemine vurgu yaptı: “Bu başarıda tüm şirketlerimize özellikle siz Yatırımcı İlişkilileri Profesyonellerine katkısı için çok teşekkür ediyorum.” ve sözlerine şu şekilde devam etti: “Şirketlerin yatırımcı sayısının da arttığı bu dönemde, Yatırımcı İlişkileri Birimi'nde çalışan siz değerli arkadaşlarımın iş yükü de gittikçe artmaktadır. Hem yerli hem yabancı yatırımcılarla şirketiniz arasındaki köprü görevini başarı ile sürdürüyorsunuz. Dolayısıyla sadece şirketler için değil aslında ülkemiz ve sermaye piyasamız için de kritik bir göreviniz mevcut.”

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Ali Fuat TAŞKESENLİOĞLU


Ali Fuat TAŞKESENLİOĞLU'nun açılış konuşmasını izlemek için görsele tıklayınız.

Zirve'nin Açılış Konuşmacılarından Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Ali Fuat TAŞKESENLİOĞLU konuşmasına son iki yılda Borsa İstanbul Pay Piyasasında yaşanan gelişmelerden bahsederken Yatırımcı İlişkilerine yönelik şu ifadelere yer verdi: “Açıkladığım tüm rakamlar, Yatırımcı İlişkileri Bölümlerinin işlerinin arttığını ve artmaya devam edeceğini göstermektedir. Değerli Yatırımcı İlişkileri Profesyonelleri öncelikle bireysel yatırımcıların ortak oldukları şirkete dair doyurucu bilgi alabilecekleri en önemli adresin Yatırımcı İlişkileri Bölümleri olduğunu biliyoruz.” ve sözlerine şu şekilde devam etti: “İstisnalar olmak ile birlikte Yatırımcı İlişkileri Bölümü performansları açısından şirket büyüklükleri ile doğru orantılı bir durum gözlemliyoruz. Kapsamlı faaliyet raporları ile yatırımcıları daha çok bilgilendiren şirketlerin Yatırımcı İlişkileri Bölümleri de iyi bir şekilde çalışırken, paydaşlarını yeterince bilgilendirmeyen ve bu yüzden daha güçlü Yatırımcı İlişkilerine ihtiyaç duyan şirketlerin bunu sağlayamadığını bir çelişki olarak görüyoruz. Küçük ölçekli şirketlerdeki bireysel yatırımcı sayısının daha fazla olduğunu da dikkate aldığımızda bu şirketlerin çok daha güçlü Yatırımcı İlişkilerine ihtiyaç duyduğu açıktır.” ifadelerine yer verdi.

Oturum 1: CEO Gözüyle Reset


Oturum 1'i izlemek için görsele tıklayınız.

Açılış konuşmalarının ardından; Yatırımcı, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi, Danışman Özge BULUT MARAŞLI'nın moderatörlüğündeki “CEO Gözüyle Reset” başlığıyla düzenlenen ilk oturum Galata Wind Enerji CEO'su Burak KUYAN, Driventure Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Gül ERTUĞ, Divan Grubu Genel Müdürü Murat TOMRUK ve Anadolu Etap Genel Müdürü Mutlu OCAK'ın katılımları ile gerçekleşti.


Driventure Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Gül ERTUĞ konuşmasında “Çip krizi bütün tedarik zincirlerine yakın zamanda da önü alınamayacak bir kopma etkisi yarattı. Çünkü öncesinde yaşanan panikle; işlerin ve bazı iş akışlarının durması, evlere kapanmalar yaşanması, ihtiyaçların yön değiştirmesi; biranda herkesin evden çalışmaya yönelmesi dolayısıyla dijitalleşmenin öneminin ortaya çıkmasıyla sonuçlandı. Normalde otomotive destek veren çip üreticilerinin tüketici elektroniğine yönelerek kapasitelerini onlara çevirmesine neden oldu. Açılma süreci başlayıp talep geri döndüğünde tüketici elektroniğine yönlendirilen çipler nedeniyle otomotiv dünyasında ciddi anlamda öngörülemeyen bir tedarik sorunu yaşandı.” dedi ve sözlerine şunları ekledi: “Çip krizi dünya devlerini ve bizi de etkiledi. Ancak Ford Motor Company özelinde bizim şanslı olduğumuz nokta tedarik zincirindeki izlenebilirlik ile bizim üretim alanımız olan ticari vasıtalardan yana tedarikçilerin seçim kullanması ve bulunan çiplerin bize yönlendirilmesiyle kötü etkilenmememiz oldu. Çip tedarik zinciri gidişatındaki bilinmezlik, öngörülemezlik Covid-19'dan gelen yapı ile ileriye doğru hem dijital yatırımların, hem yapay zekanın, hem tahminleme yeteneğimizin, belki de izlemediğiniz bazı alanlardan nasıl veri toplayabileceğimize dair ihtiyacın önemini açıklıkla ön plana koydu.” “Büyük üreticiler; kendi tedarik talep arz dengesini sağlayabilmek için ve arzdaki garantiye eğilebilmek için kendilerinin normalde ikinci aşama olarak sayacakları alana da yatırım yapmaya başladılar. Çünkü krizin 2022 hatta 2023 yılına sarkacağını öngörüyoruz. Bu noktada ilk haberi Tesla'da duyduk ama Ford Motor Company de dünya ölçeğinde geç kalmadı. Kendi önlemimizi kendi tedariğimizi sağlayarak alma kararı aldık.” ilk ifadelerine yer verdi.


Divan Grubu Genel Müdürü Murat TOMRUK, sektörel olarak hijyen algısının artık Covid-19 sonrasında değiştiği ve turizm sektöründe de bundan sonra bireylerin hayatına katmak isteyeceği deneyimin ön planda olacağını şu sözler ile aktardı: “Yeni gerçeğimizde hijyen ve güvenlik ön planda olacak. Önceki yıllarda bu şekilde bir algı yoktu ve hijyene kişi özelinde bakıyorduk. Eskiden otellerin yıldızları vardı şimdi güvenlik sertifikaları var. Ne kadar hijyene önem verdiği bu sertifikasyon ile ortaya konuluyor ve artık bundan sonra kalıcı olacak. Temassız özellikler, teknoloji noktasında kalıcı olacak.” Sözlerine şunları ekledi: “Turizmde intikam turizmi bekliyoruz. Yapılan araştırmalarda deneyimin ön plana çıkararak; hayatın değerinin anlaşılması ile bireylerin seçici olmaya yöneldiğini ortaya konulmuştur. Yeme- içme sektöründe de insanlar farkın peşinde olacak. Online eve yemek servisi olgusunun hayatımıza girmesi ile artık tüm segmentlere hitap eden şirketler var ve bu kalıcı olacak. Özel mutfaklar ve özel menülerin daha fazla itibar göreceğini düşünüyorum.”


Anadolu Etap Genel Müdürü Mutlu OCAK, Covid-19'un hayatımızda yarattığı değişime vurgu yaparak iklim değişikliğinin de etkileri ile kaynak kullanımının önemine konuşmasında yer verdi: “Ülkeler; Devletler ve Hükümetler seviyesinde; gıda güvenliği ve bu gıda talebinin karşılanması konusunu daha öncelikli olarak ajandalarının üst sıralarına getirmiş oldular. Birleşmiş Milletlerin çatısı altında bulunan gıda organizasyonu 2021 yılını ‘Uluslararası Meyve ve Sebze Yılı' ilan etti. Bunun bir tesadüf olmadığını, bu konunun ne kadar önemli ve öneminin artacağının da göstergesi olduğunu düşünüyorum.” OCAK sözlerine yaşanılan gelişmeler ışığında sektörel etkiden de bahsederek devam etti: “Artık şirketlerinin dinamik ve esnek olması tartışmasız bir gereklilik. Eskiden bu belki bir fark yaratmak için önem teşkil ederken artık iş yapmanın şartı.” ve sürdürülebilirlik vurgusu yaptı: “Tüm sektörler olarak sürdürülebilirliğe sahip çıkmamız gerektiğini gördük. Bu anlamda biz tarım sektörünün lideri olarak dünyadaki mega trendlere devam ediyoruz. Özellikle suyun başta geldiği limitli doğal kaynakların korunmasında teknolojiyi de kullanarak; iş zekası, önceden tahminleme, veriye dayalı çözüm sonuç üretme, tarımda biyo-teknolojiyi daha fazla kullanıp verimi arttırma, ürün erişilebilirliğini sağlama, akıllı tarım sektörlerine yatırımlara devam ediyor olacağız.”


Galata Wind Enerji CEO'su Burak KUYAN yeni yatırımları, devreye aldıkları santral ve halka arz süreçlerini şu sözler ile aktardı: “2012 yılında Doğan Holding olarak sürdürülebilirliği o günden vizyon edinerek Galata Wind'i Grup bünyemize kattık. 2012 yılında 126 MegaWatt'lık bir kurulu güçle iş hayatına başlamıştık ve bugün 270 MegaWatt kurulu güce ulaştık. Covid-19 sürecinin ortasında bizler hem yatırım yaparak santral devreye aldık hem de halka arzı yaptık. Bu süreç bizim için oldukça öğretici, RESET'in ne olduğunu yaşayarak gördüğümüz süreçler oldu.” Sözlerine yenilenebilir enerjinin öneminden bahsederek devam eden KUYAN dağıtık enerji konusunda değindi: “Tüm gelişmiş ülkeler ve tüm dünya ülkeleri emisyon azaltımı için bazı sözleşmelere imza atıyorlar ve belirli oranlarda emisyon azaltımı hedefleri koyuyorlar. Emisyon azaltımının sağlanmasının en temel yolu yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmaktan geçiyor. Bu hedeflere sadece yenilebilir santral bazı ile ulaşmak oldukça güç çünkü; bir yenilebilir enerji santrali, bir doğalgaz ve kömür santrali gibi baz güç sağlayamadığı için batarya teknolojisi ile desteklenmesi gerekiyor. Batarya teknolojisinin gelişmesi neticesinde önümüzdeki yıllarda temel elektrik ihtiyaçlarımızın tamamını yenilebilir enerjiden karşılayacağız. Dünya genelinde bir diğer olgu da dağıtık enerjidir. Türkiye'de bu trendi hızlı bir şekilde takip ediyor, dünya genelinde bu zaten başlamıştı. Yani artık hepimizin kendi elektrik ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek noktaya geliyoruz.”

Oturum 2: Reset: Yatırımcı İlişkilerinin Şirkete Katma Değeri


Oturum 2'i izlemek için görsele tıklayınız.

Birinci oturumun tamamlanmasının ardından Koç Holding Yatırımcı İlişkileri Koordinatörü Nursel İLGEN'in moderatörlüğünü yaptığı “Reset: Yatırımcı İlişkilerinin Şirkete Katma Değeri” oturumu Şişecam CEO'su Görkem ELVERİCİ ve Sabancı Holding CFO'su Orhun KÖSTEM'in panelistliği ile gerçekleşti.


Şişecam CEO'su Görkem ELVERİCİ, Yatırımcı İlişkileri mesleğinin önemini şu sözleri ile vurguladı: “Yatırımcı İlişkileri bir meslek olarak profesyonelleri tarafından layıkıyla icra edildiği durumda şirketler açısından çok önemli bir rol üstlenen, güzel örnekleri yaşandığı zamanda o köprü vazifesinin şirket için çok önemli değer kattığı, bir destek noktası.” ifadelerine şunları ekledi: “Şirket yönetimi ile yatırımcılar arasında; şirket için de yatırımcıların, yatırımcılar nezdinde de şirketin neler yapmaya çalıştığını, aklından geçenleri ve değerlendirmelerinin ne olduğunu dile getiren en önemli bağlantı noktası.”


Sabancı Holding CFO'su Orhun KÖSTEM, “Yatırımcı İlişkileri, sermaye piyasalarına şirketin erişmesi durumunda maliyetini etkileyen bir işlev olarak düşünüyorum. Yatırımcılarda yaratılan şirkete güven, şeffaflık, öngörülebilirlik neticesinde şirketin zaten piyasalara erişimindeki maliyetine olumlu etki edecek bir fonksiyon olarak düşünüyorum ve çok önemli buluyorum.” Sözlerine şu şekilde devam etti: “CEO ve CFO da Yatırımcı İlişkileri Ekibinin bir kısmı ama herkesin farklı görevleri var, zaman paylaşımı da ona göre şekilleniyor.” ifadelerine konuşmasında yer verdi.

Oturum 3: Etki Yatırımı


Oturum 3'ü izlemek için görsele tıklayınız.

Gerçekleşen birinci ve ikinci oturumun ardından “Etki Yatırımı” başlıklı oturum; Johannesburg Borsası Sürdürülebilirlik Direktörü Shameela (Ebrahim) SOOBRAMONEY moderatörlüğünde başladı. Oturumda Northwestern Üniversitesi Kellogg School of Management Öğretim Üyesi Dr. Aaron YOON ve UBP Etki Yatırımı Fonları Yöneticisi Eli KOEN panelist olarak yer aldı.


UBP Etki Yatırımı Fonları Yöneticisi Eli KOEN, sözlerine şu şekilde başladı: “Etki yatırımı finansal getiri ile birlikte ölçülebilir pozitif etki yaratması beklenen bir yatırımdır. Bu tanımın iki önemli yönü var. Biri ölçülebilir olması gerektiği; bu yüzden iyi iş yapan şirketlere yatırım yapmak istediğimizi söylemek yeterli değildir ne olursa olsun ölçülebilir olması gereken, belirli bir etkiyi hedefleyen performans göstergelerine sahip olmanız gerekir. Bir diğer önemli yönü ise finansal getirilerdir ve etki yatırımını bağış veya hayır işlerinden farklı kılan şey budur.
KOEN, ESG ile Etki Yatırımı arsındaki farkı ise sigara üretimi şirketleri ile açıkladı: “Bir sigara üretimi şirketi ESG\'nin tüm unsurlarını hakkıyla yerine getirebilir ama ürettiği ürün sonuçta sağlığa zararlı bir üründür.” KOEN, “Artık hissedar değeri maksimizasyonundan hissedar refahı maksimizasyonunun tartışıldığı aşamaya geçtik” diye ilave etti.


Northwestern Üniversitesi Kellogg School of Management Öğretim Üyesi Dr. Aaron YOON, araştırmasından bahsederken şu şekilde aktardı: “Araştırmalarım ESG yatırımlarının yaratığı ve finansal olmayan bilgilerle sunulan değerin sayısallaştırılması üzerine”. YOON, şu şekilde devam etti. “Bunun ölçümlemesinde yaratılan çıktıya odaklanıyor ve hissedar değeri ile ESG yatırımları arasında bir bağ kurmaya çalışıyorum” dedi.

Ana Konuşmacı: Sermaye Piyasaları Perspektifinden Sürdürülebilirlik


Güzhan GÜLAY'ın konuşmasını izlemek için görsele tıklayınız.

Zirve de ana konuşmacı olan Borsa İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Güzhan GÜLAY, 2014 yılından bu yana hesaplanan Sürdürülebilirlik endeksi hakkında bilgi vererek, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatına daha kısa sürede uyum sağlanmasına dair ifadelerinde şu sözlere de yer verdi: “Paris Anlaşmasının TBMM'de kabul edilmesinin ardından çalışmalarımıza devam ediyoruz. Karbon kredilerinin farklı sektörlerden şirketler arasında alınıp satılması anlamına gelen, bu sayede şirketleri daha az karbon salmaya teşvik eden bu sistem sayesinde Avrupa Birliği'ne ihracat yapan şirketlerimizin Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatına daha kısa sürede uyum sağlayabileceğini düşünüyoruz. Bu sistem Türkiye Sermaye Piyasalarının iklim krizi ile ilgili üzerine düşeni yapmasına vesile olacak.”

Oturum 4: CFO Gözüyle Reset


Oturum 4'ü izlemek için görsele tıklayınız.

“CFO Gözüyle Reset” başlıklı oturum Clairfield Yönetici Direktör Müge TUNA moderatörlüğünde gerçekleşti. Oturumda; MLP Care CFO'su Burcu ÖZTÜRK, Tüpraş CFO'su Doğan KORKMAZ ve Türk Telekom CFO'su Kaan AKTAN panelist olarak katıldı.



MLP Care CFO'su Burcu ÖZTÜRK, sözlerine yaşanan Covid-19 etkilerini aktararak başladı ve şu şekilde devam etti: “Bizi olumlu yönde etkileyen ve bizim de daha önceden yatırım yaptığımız iki tane önemli trend var sektörde; bunlardan birincisi medikal turizm. Pandeminin en başlangıcında dahi kamu tarafından desteklenerek biz yurtdışından hasta getirmeye ve hasta bakımına devam ettik çünkü tedavisi devam eden hastalarımız vardı.” Bu durumun finansal anlamda olumlu etkisi ve hastaların tedavisine devam etmesinin olumu geri dönüşü olduğunu aktaran ÖZTÜRK bir diğer önemli trend için ise şu sözleri söyledi: “İkinci trend de sağlık sigortaları; özellikle tamamlayıcı sağlık sigortasının Türkiye\'de büyümesi pandemiye ve ekonomik güncel gidişata rağmen büyüyor olması bizim için olumlu yönde oldu.”



Tüpraş CFO'su Doğan KORKMAZ Covid-19 sürecinde yaşananlara şu sözleri ile değindi: “Devamlı üretim yapan işletmelerde de; stok biriktirme, bunları saklama, talebi planlayarak tedariki de planlama çok zor. Çünkü rafineriler durdurulabilir ünitelerden oluşmuyor. Ham petrol planlamaları bunların getirilmesi ve sonra ürün halinde üretildikten sonra satılması, satılamıyorsa saklanması; özellikle jet yakıtında hiç tarihte yaşanmamış tecrübeler yaşattı.” Yeşil dönüşüme değinen KORKMAZ, 2050 karbon nötr hedefi ile Tüpraş tarafından yayınlanan ‘Stratejik Dönüşüm Raporu'na dair şunları ekleyerek devam etti: “Tüpraş özelinde dönüşüm çalışmalarımız yapısal oldu ve biz bunu kilometre taşlarımızdan biri olarak görüyoruz. Biz 2050'de de Türkiye'nin en büyük sanayi şirketi olmak istiyorsak öncelikle ülkeyi ne tarafa doğru yönlendirmeliyiz ki dünya ile aynı frekansta olalım ve biz oraya nasıl hazır olabiliriz. Bunu yaparken karbon nötr olmayı hedefledik, bu zaten içeriye koyduğumuz ana kilitti.”


Telekom CFO'su Kaan AKTAN Covid-19 sürecini değerlendirdiği sözlerine şu şekilde başladı: “Özellikle sıkı kapanma tedbirlerinin başlamasıyla beraber sabit alt yapı üzerinden verdiğimiz hizmetlere çok ciddi bir talep oldu. Bu servisi vermenin, arıza varsa gidermenin fiziki bir kapasitesi var. Dolayısı ile ekiplerimiz sabit kapasitelerine karşılık yaklaşık iki-iki buçuk katına çıkan bir iş talebi ile karşılaştı. Bu kriz yönetimi tecrübesini biz de bu noktada yaşadık.” Sürdürülebilirlik konusuna da değinen AKTAN sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Bu sene ilk defa GRI standartlarında sürdürülebilirlik raporunu yayınlayacağız çok kısa bir süre içerisinde; somut çıktısı olarak da burada yine karbon ayak izini azaltma, emisyon miktarında öngördüğümüz azalmalara dair hedeflerimizi açıklayacağız.”

X. TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Online Zirvesi'ni Destekleyen Sponsorlarımıza Teşekkür Ederiz.

Detaylı Programa buradan ulaşabilirsiniz.
Click for program.



Outlook takvimine ekle

E-Bülten Üyeliği Kaydet